günlük

Me Nowadays

17:15


Herkese merhaba, uzun zamandır yazamıyorum biliyorum. Hem yazacak şeyleri bir türlü kategorize edip hangisini daha çok yazmak istiyorum karar veremediğimden hem de yeniden başladığım 'tez' maceram dolayısıyla pek fazla vaktimin olmayışından.

Kısaca son zamanlarda hayatım kitaplar, araştırmalar, makaleler, kediler, müzik dinleme, ingilizce sınavına çalışma şeklinde ilerliyor. Arta kalan zamanlarda dışarı çıkıp hava alıyorum ya da alışveriş yapıyorum. Bir ara youtube kanalı açacaktım ama onu da ertelemek zorunda kaldım çünkü çok daha önemli bilimsel katkılarda bulunmam lazım hayatıma. Bu dönem olmasa da diğer dönem tezimi bitirebilirsem artık yüksek lisanslı biri olarak devam edeceğim hayatıma.

Bunların dışında son bir kaç yıldır içine düştüğüm varoluş sancısının en şiddetli dönemlerini yaşıyorum. Sanırım insanlar bu raddeden sonra ya deliriyor, ya filozof oluyor, ya da artık uyum sağlamayı öğreniyor. İlk ikisi açıkcası şuan için ön sıralardaki tercihim, sonuncusu hazır sancım tazeyken tekrar sancılara girmeme neden oluyor.

Şimdilerde her eylemi sorgular, neden yapmam gerektiğini anlamaya çalışıyorum. Toplumsal rollerin, önceden biçilmiş karakterlerin neden benimsememiz gereken şeyler olduğunu henüz daha kavrayabilmiş ve kabul edebilmiş değilim. Sonunda çıkacağım bu işin içinden ama her ihtimalde de etrafımda birçok ilişkim kökten değişmiş olacak. Geneliyse tanımadığım insanlarla toplumun geri kalan o rolleri kabul etmenin ötesinde sizin de öyle olmanız gerektiğini dikte eden insanlarla olacak.

Aslında küçüklüğümden beri bu rolleri pek kabul etmezdim ama uyumluluğun her şeyin ötesinde o hayatta rahat yaşabilmek için gerekli olduğunu düşünürdüm. Uzun yıllar boyunca da öyle yaşadım. Hayatımın son 10 yılında bunu değiştirmeye ve artık daha sesli olmaya başladım. Tabi ki bu birçokları için 'çok değiştin' kıstası oldu. Olsundu önemli olan doğru bildiklerimi yapmamdı. Başarabildim mi, hayır. Her gün sinir krizi geçirerek insanların bir şeyleri nasıl bu kadar kolay kabul edip aşağılanmaya nasıl bu kadar ses çıkarmadıklarını düşünüyorum. Buna ses çıkarıyorum ama haklarını savunduğum insanlar tarafından ortaçağ cadısı ilan edildim bile. Büyük bir uyum sorunu benimki. Oysa onlarca yıl en uyumlu diye anılan birine göre fazlasıyla ironik.

Neyse bu konuyu detaylı konuşuruz. Ben biraz kedilerden bahsetmek istiyorum. Ayrıca kedi postu da yazacağım meraklısına. Bakımından, konuşma dillerine, ihtiyaçlardan, hastalıklara kadar birçok şey yazacağım, tabi ki izlenimlerime göre. Veteriner ya da bu konunun uzmanı değilim.

Bileniniz biliyordur bilmeyenler için iki tane kediyle aynı evi paylaşıyorum. Dişi olan 'Karpuz' erkek olansa 'Phoenix'. Onlar benim bu dünyayı anlamlandırmamı ve daha iyi anlamamı sağlayan mucizeler. Eğlencem, arkadaşım, çocuklarım, her şeyim... Kediler bana bu süreçte iyi gelen tek şey. Adeta terapi gibiler. Onların o vahşi genlerinin hala yok olmayışı bana en iyi örnek olan şey. Hayatımı değiştirmemde ki en büyük etkenler. Onun haricinde en basit haliyle hayvan sevgisi müthiş. Hepinize tavsiye ederim. Tabi kedi boku temizlemek insanı yormuyor değil, bir de kedi dili peelingi var ki anlatılmaz yaşanır.

Hayatımda son zamanlarda bunlar oluyor. Arada yeni filmlere gidiyorum, ormanda yürüyüşe gidiyorum. Değişik ve farklı görüşleri takip etmeye çalışıyorum. Size de yeni yazılar ve konular bulmaya çalışıyorum. Bu varoluş sancısı şeysinde buraya da bir ordan bir burdan şeyler yazıyorum artık hep birlikte atlatacağız. Farklılık ve çeşitlilik iyidir.

Hepinizi seviyorum. Bu da böyle bir postumdur.

You Might Also Like

0 yorum

Yorum yaparken herhangi bir hesaba sahip değilseniz; Anonim'i seçin. Yorumlarınız denetlendikten sonra yayınlanacaktır.